İŞ GÜVENLİĞİ ORTAM ÖLÇÜMLERİ

işyeri ölçümleriİşyerlerinde yapılması zorunlu Ortam Ölçümlerine geçmeden önce ,Bir sistem olarak kabul edilen işletmenin iç ve dış çevrede etkilediği, aynı zamanda da etkilendiği faktörlerden bahsedelim. Her iş yeri fiziksel çevre koşulları ve iç ortam koşulları bakımından aynı durumda değildir. Aynı ürünü üreten iki işletmede bile bu koşullar benzer olmayabilir. Tüm bu koşullar bir çok risk etmeni barındırır ki; insanlar üzerinde olumsuz etkileri vardır ve çalışma verimini düşürür. Yaşanılan veya çalışılan ortamın sıcaklık, nem, aydınlatma, gürültü, titreşim, basınç vb. fiziksel özellikleri bireyin sağlığını önemli ölçüde etkiler. Çalışanlar, özellikle ağır ve tehlikeli işlerde bu yönden büyük risk altındadırlar.

Bu koşullar söz konusu olduğunda iş verenlere verebileceğimiz destek ile her işletmenin karşılaşabileceği fiziksel ve iç ortam koşullarında var olabilecek olumsuzlukların kaynağında yok edilmesi için ortak bir mücadele verebilmenize ve çalışanlarınızın da bu şekilde korunmasını sağlamanıza yardımcı olacağız.

20.08.2013 tarih ve 28741 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 20.02.2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren iş hijyeni ölçüm, test ve analizi yapan laboratuvarlar hakkında yönetmeliğin 5 inci maddesi gereğince; işverenler, iş yerinde bulunan, kullanılan veya herhangi bir şekilde işlem gören maddelerin ve çalışma ortam koşullarının tehlikelerinden, zararlı etkilerinden çalışanları korumak zorundadır.

30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği yasası’nın 10 uncu maddesine göre işverenler, iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışma ortamına ve çalışanların bu ortamda maruz kaldığı risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmasını sağlamakla yükümlüdür.

İş verenlerin sorumlu oldukları mevzuat bilgileri aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Bu yönetmeliklerin hükümleri uyarınca yapılan bütün iş hijyeni ölçüm, test, analiz ve değerlendirme sonuçları ile ilgili kayıtlar, denetimlerde istenildiğinde gösterilmek üzere iş yerinde saklanmalıdır.
İş yerinizde ihtiyaç duyduğunuz tüm ölçümler ulusal ve uluslararası standartlar göz önünde bulundurularak tarafımızdan gerçekleştirilmekte ve en hızlı şekilde raporlanmaktadır.

Ölçüm cihazlarımızın tamamı günümüz teknolojisine ve ilgili standartlara uygun olarak seçilmiştir. Ayrıca cihazlarımızın da düzenli olarak akredite kuruluşlara kalibrasyonları yapılmaktadır.

İş verimini arttırmak ve işçi güvenliğini sağlamak adına, hangi risk etmenlerini analiz etmenin, sizlere ne şekilde fayda sağlayacağını görmek için ve NVA Kalite’nin yaptığı tüm ortam ölçümleri hakkında kısaca bilgi almak adına aşağıdaki başlıklar altında detaylandırılan konular incelenebilir.

Fiziksel Risk Etmenleri

Fiziksel risk etmenleri, çalışanların sağlığını etkileme ihtimali olan fiziksel faktörlerdir.

Fiziksel risk etkenleri başlıca;

• Gürültü,

Gürültü, insan kulağında meydana getirdiği basıncın referans basınca oranının logaritmik ifadesi olan desiBELL (dB) ile ölçülmesiyle fark edilir. İnsan kulağının ilk uyum yaptığı ses şiddeti 0(sıfır) dB’dir ve bu değere “işitme eşiği” adı verilir. 140 dB ise “acı eşiği” dir ve kulak daha fazla ses şiddetine dayanamaz.

Endüstride birçok tip de gürültü kaynakları mevcuttur. Endüstriyel açıdan çok önemli bir sağlık riski oluşturan gürültünün ayrıca kulak dışı etkilerinin de olduğu (dalgınlık, unutkanlık, psikolojik etkiler, konuşma bozukluğu, çalışma gücünün azalması gibi) bilinmelidir. Gürültü sonucu işitme kaybının tedavisi bugün tıbben olanaksızdır.

Gürültünün insan sağlığı üzerinde psikolojik, fizyolojik ve iletişimi önleme etkileri vardır.

Çalışanların gürültü ile ilgili risklerden korunması hakkındaki yönetmeliğe göre; İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 5 inci maddesinde işverenlerin, maruziyetin önlenmesi veya azaltılmasında, risklerden korunma ilkelerine uyması gereklidir.

NVA Kalite ile iş birliği yaparak işletmenizde “Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçümü” ve “Ortam Gürültü Ölçümü” yapılmasını sağlayabilirsiniz. Ölçümler sonrasında yapılan tüm ölçüm sonuçları iş verenler ile paylaşılmaktadır.

• Titreşim (Vibrasyon),

Titreşim; mekanik bir sistemdeki salınım hareketlerini tanımlayan bir terimdir. Bir başka ifade ile potansiyel enerjinin kinetik enerjiye, kinetik enerjinin potansiyel enerjiye dönüşmesi olayına titreşim (vibrasyon) denir.

Endüstride birçok titreşim kaynağı vardır. Çalışmakta olan ve iyi dengelenmemiş araç ve gereçler genellikle titreşim oluştururlar. Titreşimi, insan sağlığı üzerindeki etkisi bakımından iki fiziksel büyüklüğü ile tanımlamak mümkündür. Bunlar; “Titreşimin frekansı ve titreşimin şiddetidir.”

İnsan, titreşimin düşük frekanslarında sarsıntı hisseder. Buna karşılık titreşimin yüksek frekanslarında karıncalanma hatta yanma hissi duyar. Ayrıca titreşimin insan vücudu üzerinde fizyolojik, psikolojik ve patolojik etkileri vardır.

Çalışanların titreşimle ilgili risklerden korunmalarına dair yönetmeliğe göre işverenlerin, maruziyetin önlenmesi veya azaltılmasında, risklerden korunma ilkelerine uyması gereklidir.

NVA Kalite ile iş birliği yaparak işletmenizde “Kişisel Titreşim Maruziyeti Ölçümü” yapılmasını sağlayabilirsiniz. Ölçümler sonrasında yapılan tüm ölçüm sonuçları iş verenler ile paylaşılmaktadır.

•Aydınlatma,

Aydınlatmanın en önemli işlevi işin iyi görülebilmesidir. Çalışanların sağlığının korunması için gerekli uygun fiziksel koşulların başında “aydınlatma” gelmektedir. Pek çok aydınlatma birimi vardır. Bunlar; ışık akışı, ışık şiddeti, aydınlık şiddeti, parıltıdır. İş yerlerinde uygun aydınlatma ile çalışanın göz sağlığı korunur, birikimli kas ve iskelet sistemi travmaları ve pek çok iş kazası önlenir, olumlu psikolojik etki sağlanır. Bu nedenle, işyerlerinde özellikle sanayi kuruluşlarında yapılan iş ve işlemin gerektirdiği uygun aydınlatmayı sağlamak gerekmektedir.

Aslında, en yüksek aydınlatmanın en optimal yaklaşım olmadığı bilinmelidir. Temel olan amaca uygun aydınlatmadır. Amacı bakımından aydınlatma fizyolojik, dekoratif ve dikkati çeken reklam amaçlı aydınlatma olarak üçe ayrılır.

Yetersiz veya uygunsuz aydınlatma sonucunda, görme fonksiyonunda zorlanmalar, göz yorgunluğu, gözlerde batma, yanma, kızartı olur, ileri derecede etkilenme ile görme bozulur. Ayrıca, iyi ve yeterli derecede aydınlatılmamış bir ortamda yapılan çalışmalarda iş kazaları artabilir. İyi bir aydınlatmayla insan performansı hatta bazen @ oranında artabilir.

Aydınlatmanın olumsuz etkilerinden korunmanın bir yolu da çalışılan düzeyin her tarafındaki aydınlatma seviyesi eşit olmalıdır.

NVA Kalite ile iş birliği yaparak işletmenizde “Aydınlatma Ölçümü ” yapılmasını sağlayabilirsiniz. Ölçümler sonrasında yapılan tüm ölçüm sonuçları iş verenler ile paylaşılmaktadır.

• Termal Konfor Şartları,

Termal konfor, genel olarak bir iş yerinde çalışanların büyük çoğunluğunun sıcaklık, nem, hava akımı gibi iklim koşulları açısından gerek bedensel, gerekse zihinsel faaliyetlerini sürdürürken belirli bir rahatlık içinde bulunmalarını ifade eder.

Kapalı bir ortam içerisinde termal konfor rahatlığının hemen farkına varılmaz, ancak bir süre geçtikten sonra hissedilmeye başlanır. Eğer termal konfor koşulları mevcut değilse önce sıkıntı hissedilir daha sonra rahatsızlık duyulur. İş ortamında aşırı ısının genel organik direnci azalttığı, iş verimini düşürdüğü, kramplar ve ısı çarpması gibi etkileri olduğu bilinmektedir. Uzun süre soğuk bir iş yerinde çalışan insanların aşırı gıda aldıkları, vücutlarının yağlanarak kilo aldıkları böylece iş verimlerinin düştüğü görülmüştür.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü madde 8’e göre; iş yerindeki hava hacmi işçi başına en az 10 metreküp olmalıdır.

Termal konfor şartlarının olumsuz etkilerinden korunabilmek için uygun bir ısıtma sistemiyle iş yerinin istenen düzeyde ısıtılması yapılacak ilk iştir. Olanaklar elverdiği ölçüde uygun yerlere yerleştirilmiş çok sayıda ufak ısıtıcılardan yararlanılmalıdır. Fabrika daha kurulurken iyi bir yalıtıcı malzeme ile çatı ve kuzeye bakan duvar yalıtılmalıdır. Çalışanlara uygun giysiler verilmelidir.

NVA Kalite ile iş birliği yaparak işletmenizde “Termal Konfor Ölçümü ” yapılmasını sağlayabilirsiniz. Ölçümler sonrasında yapılan tüm ölçüm sonuçları iş verenler ile paylaşılmaktadır.

• Radyasyon,

Atomlardan, güneşten ve diğer yıldızlardan yayılan enerjiye radyasyon enerji denir. Radyasyon vücuda yüksek dozda girdiğinde insan sağlığı için zararlıdır; bütün dokulardan kolayca geçerek derine işleyen ışınlar ise en tehlikeli olanlarıdır. Alfa ışınları önemli bir tehlike yaratmazlar ancak, kaynağından çıktıklarında hücreler üzerinde çok zararlı etkiye sahiptirler. Solundukları veya yutuldukları takdirde zararlıdırlar.

Beta ışınları, nötron ışınları, proton ışınları, gamma ışınları, X-ışınları, kızılötesi ışınları belli oranların üzerinde maruz kalındığında sağlığa son derece zararlı hale gelebilmektedirler.

Yüksek frekanslı akımın kullanıldığı elektronik cihazlarda, radar sistemlerinde meydana gelir. Uzun süre bu ışınlara maruziyet sonucunda bazı organlarda (kırmızı kemik iliği) ısı yükselmesi ve katarakt görülebilir.

İç radyasyon tehlikesinden korunmak için, ortamın, giysilerin ve cildin radyoaktif madde ile bulaşmasını, radyoaktif maddenin yiyecek ve solunum yoluyla vücuda girmesini engelleyici önlemler alınması gereklidir. Dış radyasyona karşı korunmak için uzaklık, zaman, zırhlama. gibi yöntemler kullanılmaktadır.

NVA Kalite ile iş birliği yaparak işletmenizde “Radyasyon Ölçümleri ” ve “Manyetik Alan Ölçümleri” yapılmasını sağlayabilirsiniz. Ölçümler sonrasında yapılan tüm ölçüm sonuçları iş verenler ile paylaşılmaktadır.

• Basınç Değişimleri olarak sıralanabilir.

İş sağlığı ve güvenliği konusunda basınç; normal hava basıncının (atmosfer basıncı) daha fazla veya daha az olması gereken veya olan iş yerlerindeki basınçtır. Normal şartlarda hava

basıncı 76 cm cıva basıncına eşittir. Atmosfer basıncından daha yüksek ya da daha düşük basınçlı yerlerde çalışan işçilerde, kalp, dolaşım, solunum rahatsızlıkları görülebilir.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda, bir başka ifade ile gürültüden ileri gelen işitme kaybında,

gürültüyü meydana getiren sesin basıncını ve frekansını belirlemek yeterlidir.

Normalde 4 atmosfer kadar basınç değişimi organizmada rahatsızlık hissi dışında sağlık sorunu yaratmaz. Vücuttaki oksijenin parsiyel basıncının düşmesi sonucu anoksemi, taşikardi görülebilir. Bu basıncın 4 atmosferi aşması hâlinde, kişi solunum ile fazla azot alacağından, azot narkozu içine düşebilir. Karar verme, düşünme ve istemli hareketler kötüleşebilir ve su üstüne çıkılmazsa, şuur çekilmesi baş gösterebilir. Kişi normal basınca döndüğü taktirde bu belirtiler hemen kaybolur.Yüksek basınç altında, vücuttaki oksijen parsiyel basıncının artması başlangıçta hafif bir rahatsızlık hissi verir ve sonrasında ciddi semptomlar da izler. İleri safhada koma hâli dahi görülebilir.

Basınç değişimlerinde ya da düşük ve yüksek basıncın gerektirdiği işlerde, çalışanlar mümkünse genç ve tecrübeli isçilerden seçilmelidir. Ayrıca, bu işlerde çalışacakların şişman, alkolik ve solunum sistemine ilişkin kronik hastalıkları olmamalıdır. Bu işlerde çalışmanın devamı süresince periyodik muayeneler, oldukça hassas yapılmalı, kulak, burun, boğaz ve solunum sistemine ilişkin akut yakınması olanlar iyileşinceye kadar işten uzaklaştırılmalıdırlar.

İşe giriş muayenelerinde tam sistemik muayene yapılmalı, akciğer ve sinüs grafisi çekilmelidir. Basınç altında kazaya uğrayanlarla, hastalananlar yeniden işe döndürülmemelidirler. Basınç altında çalışırken uyulması gereken kurallar ve alınması gereken önlemler, basıncın insan vücudundaki etkileri konusunda eğitilmelidirler.

NVA Kalite ile iş birliği yaparak işletmenizde “Havadaki Civa Konsantrasyonu ” ölçümünün yapılmasını sağlayabilirsiniz. Ölçümler sonrasında yapılan tüm ölçüm sonuçları iş verenler ile paylaşılmaktadır.

Kimyasal Risk Etmenleri

Evimizde,iş yerimizde hatta hayati faaliyet gösterdiğimiz her alanda bilerek ya da bilmeyerek kimyasallarla iç içe yaşarız. Dünyada yaklaşık 6-7 milyon farklı kimyasal madde bulunmaktadır. Bunlardan 8.000 ile 10.000 kadarı tehlikeli, 3.000 kadarı kanserojen, 150-200 kadarı insan kanserojenidir. Yılda yaklaşık 1200 yeni kimyasal üretilmekte ve piyasaya bir şekilde arz edilmektedir. Kimyasal maddelerin çoğu renk ve koku gibi duyularımıza hitap eden fiziksel özelliklere sahip olmadıkları için, insan yaşamını etkileyen risk faktörleri arasında en sinsi olanıdır ve farkına varmadan maruz kalmaktayız.

Kimyasal maddelere karşı kendimizi korumak için yapacağımız ilk iş, çalıştığımız maddelerle ilgili mümkün olduğunca detaylı bilgi edinmek ve bunlara maruz kalmamak için gerekli tedbirleri almaktır

Kimyasal maddenin fiziksel yapısı, vücuda girişini ve etkinliğini belirleyen önemli bir faktördür. Bunlar; katı, toz, gaz ve sıvı olarak sınıflandırılabilir.

Kimyasallarla yapılan çalışmalarda, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, tesisin projelendirme aşamasında yapılmalıdır. Projelendirmede, operasyona ilişkin önlemler, tasarım ve organizasyon, çalışanların eğitimi ve acil durum planlaması yapılmalıdır. Kimyasal riskte yetkili otoritenin, kimyasalı üretenlerin, taşıyanların, işverenlerin ve kullananların hepsine sorumluluk düşmektedir.

İşverenler, kullanılan tüm kimyasallar ile ilgili etiketleme, işaretleme, kimyasal risk ve güvenlik veri belgeleri gibi bilgileri eksiksiz temin etmeli, işçiler veya temsilcilerinin bu bilgilere ulaşmasını sağlamalıdırlar. İşverenler, sınıflandırılmış ve ilgili tüm bilgileri verilmiş kimyasalı kullanırken, tüm koruyucu önlemlerin alınmış olmasından sorumludurlar. Ayrıca işyerinde kullanılan tüm zararlı kimyasalların kayıtlarını, güvenlik veri belgeleri ile birlikte tutmalı ve ilgili işçi veya temsilcilerinin bu kayıtları görmelerini sağlamalıdırlar.

Kimyasal risk etkenleri başlıca;

Katı maddeler, tozlar, organik tozlar, anorganik tozlar, fibrojenik tozlar, asbest, talk, toksik t ozlar, gazlar, kimyasal boğucu gazlar, tahriş edici gazlar, sistemik etki gösteren gaz ve buharlar, narkotik (uyuşturucu) buharlar, sıvılar, buharlar.

NVA Kalite ile iş birliği yaparak işletmenizde;

Havadaki Civa Konsantrasyonu

Renk “Karşılaştırma Metodu ile Gaz ve Buhar Konsantrasyonu Analizi

Toz içerisindeki serbest silis analizi

Kişisel Solunabilir Tozların Konsantrasyonu Ölçümü

İşyeri Ortamı Solunabilir Tozların Konsantrasyonu Ölçümü

Havadaki Kurşun Konsantrasyonu

Havadaki Sülfürik Asit Konsantrasyonu

Havadaki Amonyak Konsantrasyonu

Havadaki Formaldehit Konsantrasyonu

Havadaki Benzen Konsantrasyonu

Havadaki Toluen Konsantrasyonu

Havadaki Ksilen Konsantrasyonu

Havadaki Hekzan Konsantrasyonu

Havadaki Arsenik Konsantrasyonu

Asbest Ölçüm ve Numune Alma

İşlemleri ve ölçümlerinin yapılmasını sağlayabilirsiniz. Ölçümler sonrasında yapılan tüm ölçüm sonuçları iş verenler ile paylaşılmaktadır.

Biyolojik Risk Etmenleri

İş sağlığı ve güvenliği açısından temelde biyolojik ve canlı unsurlar olması bakımından fiziksel ve kimyasal risk unsurlarından ayrılan biyolojik risk etmenleri; herhangi bir enfeksiyona, alerjiye veya zehirlenmeye neden olabilen, genetik olarak değiştirilmiş olanlar da dahil mikroorganizmaları, hücre kültürlerini ve insan parazitleri şeklinde tanımlanmaktadır.

Gıda üretilen fabrikalar, tarım, hayvanlarla ve/veya hayvan kaynaklı ürünler, sağlık hizmetlerinin verildiği yerlerle, karantina dahil morglar, mikrobiyolojik teşhis laboratuvarları dışındaki klinikler, veterinerlik ve teşhis laboratuvarları, atıkları yok eden fabrikalar, kanalizasyon, arıtma tesisleri gibi iş sektörleri çalışanlar için biyolojik risk etmenlerini taşımaktadır.

Bu risk etmenleri, oluşturdukları enfeksiyon risk düzeyine göre grup 1, grup 2, grup 3 ve grup 4 biyolojik risk etmenleri şeklinde 4 risk grubunda sınıflandırılmıştır. İşverenler özellikle insan sağlığı ve veterinerlikle ilgili kuruluşlar ve endüstriyel işlemler, laboratuvarlar ve hayvan barınakları gibi iş sektörleri başta olmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın iş sağlığı ve güvenliği yönetmenliklerine göre iş yerlerinde önlemler alıp çalışanlara ve temsilcilerine gerektiği zaman eğitim ve bilgi vermekle yükümlüdür.

İş yerlerinde meydana gelebilecek maruziyet ve kaza durumlarında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yönetmeliğe uygun bir biçimde özellikle biyolojik risk etmenlerine maruz kalan çalışanlar başta olmak üzere bilgi vermelidir. Ayrıca koruyucu giysi ve ekipmanların iş yeri ortamlarında bulunmasını sağlamalı ve bu malzemelerin düzenli ve sürekli olarak kontrolünü gerçekleştirmelidir. Bunların yanında çalışanlarını gözetim altında tutmalı gerektiğinde iş yerlerinde, maruz kalınabilecek etkenlere karşı bağışıklık sistemi güçlü olmayan

çalışanları için uygun şartlarda aşı bulundurmalıdır. Ayrıca meydana gelecek kazalar, maruziyetlerde de bu durumu yönetmeliğe uygun biçimde rapor edip en az 20 yıl bu bilgi ve belgeleri saklamalıdır.

NVA Kalite olarak uzman mühendis ve teknik kadromuzla, günümüzün önemli bir kısmını harcadığımız çalışma ortamlarındaki koşulların kalitesini arttırmaya yönelik bilgi ve yöntemlerimizle ihtiyaç duyduğunuz her anda yanınızda olacağız.